Genel Anestezi ve Güçlükleri Nelerdir ?

Genel Anestezi ve Güçlükleri Nelerdir ?

Genel Anestezi ve Güçlükleri: Obstetride genel anestezi kullanımı oldukça azalmış olmasına rağmen belli vakalarda ve rejyonel anestezinin başarısız olduğu vakalarda halen kullanılmaktadır. Obez gebelerde, genel anestezi uygulamalarında, gastrik içerik aspirasyonunun oluşturacağı komplikasyonların engellenmesi amacıyla gerekli premedikasyon uygulan­mış olmalıdır. Preoperatif oksijenizasyon en az 5 dk süreyle %100 oksijen ile sağlanmalıdır. Hasta ope­rasyon odasına alındığında uygun pozisyon […]

Genel Anestezi ve Güçlükleri:

Obstetride genel anestezi kullanımı oldukça azalmış olmasına rağmen belli vakalarda ve rejyonel anestezinin başarısız olduğu vakalarda halen kullanılmaktadır. Obez gebelerde, genel anestezi uygulamalarında, gastrik içerik aspirasyonunun oluşturacağı komplikasyonların engellenmesi amacıyla gerekli premedikasyon uygulan­mış olmalıdır. Preoperatif oksijenizasyon en az 5 dk süreyle %100 oksijen ile sağlanmalıdır. Hasta ope­rasyon odasına alındığında uygun pozisyon verilmesi önemlidir. Başın 30° yukarıya kaldırılarak hastanın yarı oturur pozisyona alınması hem respiratuar mekaniklerin etkilerini hem de oksijenizasyonu olumlu yönde değiş­tirmektedir. Hastaya pozisyon verilirken dış kulak yolu ve sternal çentik düz bir hatta yer alacak şeklide hasta­nın başı ve gövdesi desteklenmelidir.

Bu düzen, oral, fa- ringeal ve trakeal girişim hattını lineer hizaya alarak, mandibulanın ve dilin laringoskopiye uyumunu arttır­maktadır. Düz ve yarı oturur pozisyonlarda, obez hastaların videolaringoskopilerinin karşılaştırıldığı bir çalışmada, yarı oturur pozisyonda elde edilen görüntüle­rin anlamlı olarak daha iyi laringeal görüntü sunduğu gösterilmiştir. Hastalara havayolu muayenesi tekrar uygulanmalı ve maske uyumu denenmeden indüksiyona başlanmamalıdır. Maske uyumu olmadığı öngörülen hastalar için uyanık fiberoptik entübasyon öngörülmeli­dir. Uyanık fiberoptik entübasyon da aspirasyon riskini arttıracağından profilaksinin önemi burada bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Hastalara topikal anestezik ajanlar uygulanarak üst solunum yolu refleksleri baskı­lanır. Nazal yol gebelerde ödemli ve hiperemik olduğun­dan kanamaya eğimlidir ve uygun bir girişim noktası değildir. Oral yol tercih edilmelidir. Topikal anestezik ajanlar koruyucu refleksleri baskılayacağından, hastalar­da kusmaya ve regürjitasyona bağlı aspirasyon riski art­mıştır. Bu nedenle anestezi ve fiberoptik entübasyonun uygulanma sürelerinin arası kısa tutulmalıdır. Uyanık hastada maske uyumu olmasına rağmen indüksiyon son­rası uyumun yitimi de gebelerdeki anatomik değişiklik­lere bağlı olarak rastlanılabilecek durumlardır. Obstetrik vakalarda zor entübasyon oranı 1/30, imkansız entübas­yon oranı da 1/280 olarak bildirilmiş olup bu oran nor­mal popülasyona göre 8 kat fazladır. İndüksiyonda tüm intravenöz ajanların doz ayarlaması hastaların ideal vücut ağırlığına göre düzenlenmelidir. Obez hastalarda tüm intravenöz ilaç uygulamalarında santral volüm dist- ribüsyonunun artması ve eliminasyon yarı ömrünün uza­ması beklenen durumlardır.

İndüksiyonda VKİ yüksek olan hastalarda fonksiyonel rezidüel kapasite daha fazla azalmaktadır. Obez hastalarda ayrıca azalmış göğüs duvarı ve akciğer kompliansı, artan havayolu rezistansı ve atelektazi de indüksiyonda hızlı desatürasyona neden olabilmektedir. Tüm bunlar havayolu açıklığını sağlamak için oldukça kısıtlı zamanımız olduğunu gös­termektedir. Entübasyon sağlanamıyorsa, alternatif ha­vayolu araçları denenmelidir. Burada kriterlerin başında hastayı ventile edip edememek gelir. Eğer hasta ventile edilemiyor ve entübe de edilemiyorsa cerrahi yoldan krikotiroidektomi uygulanmalıdır. Transtrakeal jet venti- lasyon sağlayacak güvenli bir açıklık oluşturulması ye- terlidir. Hasta ventile edilebiliyor ancak entübe edilemi- yorsa, bu yönetimi daha kolay bir durumdur ve laringeal maske, entübe edilebilen laringeal maske, kombitüp, la- ringeal tüp gibi diğer havayolu araçları denenmelidir. Entübe edilebilen hastalarda, genel anestezi indüksiyo- nundan hemen sonra uygulanan 40 saniyelik 40 mmH2O pozitif basıncın hem normal ağırlıktaki hem de obez hastalarda atelektaziyi azalttığı ve oksijenizasyonu art­tırdığı gösterilmiştir.

Sonrasında PEEP uygulaması­nın da bu durumu devam ettirdiği ortaya konulmuştur. Obez hastalarda seçilecek ventilasyon modu, hem ope­rasyon esnasında, hem de anestezi sonrası bakım ünite­lerinde önemlidir. Bu hasta popülasyonunda hedef, kol- labe olmuş akciğer alanlarını açabilmeye yeterli tepe inspiratuar basınçları ve ekspiryum sonunda alveolleri açık tutacak kadar pozitif ekspiryum sonu basınçları sağlayabilmektir. Tidal volüm ayarlanırken hastanın ide­al vücut ağırlığına göre hesaplanmalıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebookta bizi bulun
Vücut Kitle Endeksi
  • Cinsiyet
  • Kilo (kg)
  • Boy (cm)