Fazla Kiloluk Nedir ?

Fazla Kiloluk Nedir ?

Fazla Kiloluk Nedir? Günümüzde yaşam tarzı ile ilişkili olan en yaygın problemlerden birisi, vücut ağırlığının fazla olmasıdır. Vücut ağırlığının fazla olması veya obezite, kalp ve solunum hastalıkları, Tip 1 veya Tip 2 diyabet, hipertansiyon, bazı kanser türleri ve erken ölüm gibi birçok kronik hastalık gelişiminde anahtar risk faktörüdür. Son çalışmalar, fazla vücut yağının sağlık riskle­rinin […]

Fazla Kiloluk Nedir?

Günümüzde yaşam tarzı ile ilişkili olan en yaygın problemlerden birisi, vücut ağırlığının fazla olmasıdır. Vücut ağırlığının fazla olması veya obezite, kalp ve solunum hastalıkları, Tip 1 veya Tip 2 diyabet, hipertansiyon, bazı kanser türleri ve erken ölüm gibi birçok kronik hastalık gelişiminde anahtar risk faktörüdür. Son çalışmalar, fazla vücut yağının sağlık riskle­rinin sadece belirgin obezite ile değil, vücut ağırlığındaki küçük artışlarla

Dünya genelinde 1 milyar kadar yetişkin bireyin vücut ağırlığının fazla ve bunlardan 300 milyonunun obez olması kronik hasta­lıkların yaygınlaşmasındaki başlıca neden­lerdendir. Obezite; kompleks bir hastalık olup, ciddi sosyal ve psikolojik etkileri bu­lunmaktadır. Her sosyoekonomik düzey­den, her yaş grubundan insanı etkilemektedir.ilişkili olduğunu göstermiştir.

1997 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) obeziteyi artan global bir epi­demi olarak tanımlamış ve halk sağlığını artan diyabet, hipertansiyon ve koroner kalp hastalıkları riskine bağlı olarak ciddi bir şekilde tehdit ettiğini belirtmiştir.

Obezite ve vücut ağırlığındaki fazlalık, ulusal kaynaklar üzerinde büyü­yen bir finansal yük ortaya çıkaran ciddi bir problemdir. Ancak bu koşullar, uygun yaşam tarzı değişiklikleri ile büyük oranda önlenebilir.

Kısaca obezite;

  • Tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır.
  • Genellikle sağlıksız beslenme alışkanlıklarının sedanter yaşam tarzı ile birleşmesi ile oluşmaktadır.
  • Fazla enerjinin vücut yağı olarak depolandığı, enerji alımı ve kullanımı arasındaki dengesizliktir.
  • Obez bireylerin vücudunda deri altı ve iç organların çevresindeki yağlarda artış görülmekte ve bu artış sağlık risklerini artıracak düzeylere ulaşmaktadır.

Tükettiğimiz yiyecek ve içecekler kalite ve miktar yönünden büyük öl­çüde ilgimizi çekmekle birlikte, fiziksel aktivite yoluyla harcadığımız ener­ji konusuna daha az önem vermekteyiz. Oysa ki; yiyecek ve içeceklerle enerji alımı ve aktivite sonucu enerji harcaması birbiriyle çok yakından iliş­
kilidir. Avcı-toplayıcı olarak insan nesli, geniş mesafelere yayılan besinleri araştırabilmek, ulaşabilmek için yeterli enerji deposu ve aktiviteye gerek­sinim duymuştur. Bu durum insanların milyon yıllık bir sürenin üzerinde başarılı bir şekilde hayatta kalmalarında yardımcı olmuştur.

İnsanlara “hayatı kolaya almak” daha kolay “fiziksel aktivite/ zindelik düzeylerini korumak için vakit bulmak ve motive olmak” daha zor gelmek­tedir. Bunun sonucunda, özellikle batı ülkelerindeki nüfusun yaklaşık %70’i ideal sağlık ve enerji dengesi için yetersiz düzeyde aktif hale gelmiştir.

Son yüzyılda özellikle gelişmiş ülkelerde, çevresel değişim hızının art­ması insan yapısını önemli ölçüde etkilemekte ve insanlar yüksek enerjili pek çok besinin olduğu bir hayata kolaylıkla uyum sağlamaktadır. Taşı­macılık, otomasyon, ev, iş ve alışveriş yerlerindeki araç ve gereçlerdeki teknolojik gelişmeler hareket gereksinimini önemli derecede azaltmıştır. İşyerinde çalışırken, araba kullanırken, televizyon izlerken devamlı oturul­makta, ucuz ve ulaşılabilir elektronik eğlenceler evleri çekici ve insanları da daha az aktif hale getirmektedir.

Obezite, genellikle vücut yağ dokularında anormal veya fazla yağ biriki­mi ile insan sağlığını tehdit eden bir durum olarak tanımlanır. Vücut ağırlı­ğındaki artışa yol açan temel neden; enerji alımının, enerji harcamasından fazla olduğu pozitif enerji dengesidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebookta bizi bulun
Vücut Kitle Endeksi
  • Cinsiyet
  • Kilo (kg)
  • Boy (cm)